Advertisement

Customize
 
 
19 June 2008 @ 05:57 pm
Yorum Çılgınlığı  

ÖSS bitti biteli boşluk içindeyim, o blog senin, bu site benim, itiraf.com yeni evim, dolaşıp duruyorum. Arada garip şeylerle de karşılaşıyorum; ama birkaç hafta önce karşılaştığım Verankton adlı bir gariplik var ki, hazır tatilde ve boşken, bu konuda yazmaktan alıkoyamadım kendimi.
Elimizdeki vaka, bir yorum çılgınlığı. “Yorumun çılgınlığı olur mu yaaa!” demeyin. Okuyun işte.

Hoşgeldiniz yazısıyla çılgınlığın başlangıcına tanık oluyoruz:

Lütfen, lütfen sadece yorum atacaksanız üye olunuz.. Belirli bir süre boyunca yorum atmayan üyelikler silinecektir.. Üyelerimizin tamamen aktif üyelerden oluşmasını istiyoruz..”

Buradan forum gayet sakin bir yazarın yine sakin bir fanfiction forumuna benziyor, ama sizi yanıltmasın. Yazıların çoğunluğunun “fanfiction”dan (başka bir kitap karakterlerinin yazarın hayalgücüyle başka bir hikayeye dahil edilmesi) oluşan sitenin yorum hakkındaki kurallarına bir göz atın:

Çok şahane olmuş çok süper olmuş şak şak şak bravooo vallahiiii süpersiniiiz!!!" şeklinde bir yorum sizce başarılı mı??? Bizce değil! (LOL yeteri kadar yıkama yağlama yok falan..) Bizim yorumdan anladığımız, gerçekten yıkama yağlama, yağcılarda inecek var vesaire tarzında bir şey değil! Eğer yorum yapıyorsanız, bize gerçekten senaryoyu anladığınızı ve varsa sorularınızın, teorilerinizin olduğunu, bu konuda en azından düşündüğünüzü göstermeniz lazım! LOL söylendiği kadar zor değil :D

Yazarın, Türkçe’yi düzgün kullanma “obsessive”liği can yaksa da, arada kendince dil kuralları oluşturması (yazının devamını okuyunuz) ve arada Laughing Out Loud (Katılarak Gülmek) anlamına gelen LOL kullanması sinir bozucu. Nedir yani, bir şeyi komik bulduğunu yazarak ifade edemeyen birisi kendine “yazar” diyor. Feyza Hepçilingirler’in (tanımıyorsanız, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde eğitim görevlisi ve Cumhuriyet gibi saygın bir gazetede Türkçe konulu yazılar yazan bir hanım) de dediği gibi, ifadelerini garip hareketler ve :) :D gibi ifadelerle anlatmak yalnızca dil anlatımındaki kıtlığın göstergesidir.

Site sahibinin yazmaya yeni başlayan çömezlere verdiği tavsiyelerden:

Paylaşım yaptığınızda çarşaf çarşaf yorum beklemeyin..

Çünkü gelmeyecek.. Benim şu anki yorum seviyesine ulaşmam 8 yıldan fazlamı aldı, sabırlı olun.. Arada sırada çıkacak olan gerçekten yorum yapmayı bir sanat haline getirmiş okuyucular sizi bulursa mutlu olun..

Unutmayın ki yorumsuzluk okunmadığınız anlamına gelmez.. Forumlarda yolluyorsanız her sayfanın ne kadar açıldığını gösteren sayılar size yardımcı olur.. Okunduğunuzda cevap gelmiyorsa bunu ikiye, üçe bölün.. Ben şahsen yarısının beğendiğini, yarısının da beğenmediğini düşünerek giderim her zaman, bu size yardım eder..

Cümlelerden birini düzeltelim: “Şu anki yorum seviyesine gelmem, forumda ‘Yorum yapın!’ diye çıldırmam, insanlara yaptıkları yorum kadar bölüm okutmam, (evet, gerçek!), yorum yapmayanlar için: ‘Bu hayır diyen ziyaretçiler, benim için yok statüsündeler.. Nasıl ki onlar beni yok sayıyorlarsa.. Korkuymuş, çekinmekmiş, yemişim.. Evet aynen öyle, YEMİŞİM. Adam öldürmüyorum burada, kimseyi sahneye çıkartıp kıçımla gülmüyorum da, bunu yapsam bile hesabınızı kapatır çeker gidersiniz, geri dönmek isterseniz de yeni hesap açarsınız, bilecek miyim ben siz kimsiniz? Saçma sapan davranmayın bana lütfen, ben sizin hizmetçiniz ya da görevliniz değilim, siz beni dikkate bile almadan canınızın istediğini sitemde yapıyor, gelip çatır çatır okuyup bir damla vicdan sızısı duymadan arkanızı dönüp gidiyorsunuz, bir de üzerine konuşuyorsunuz.. ’ gibi garip ve manasız bir cevap yazmama borçluyum. "

Sana kimse hizmetçimiz olduğunu söylemedi; ayılmış, bayılmış , pek de edebi değeri olmayan Buffy, Angel, Harry Potter’dan “esinlenmelerle” dolu sözde özgün “kitaplarını” sitene koymuşsun. Böyle şeyleri insanlar eğlenmek için okur; ayrıca ziyaretçilerine o kadar da önem verdiğin söylenemez, zira bir yazdığını bir daha okumamayı bir övünç kaynağı bellemişsin kendine.

...ben yazdığım şeyi bir daha okumam, ama o benim alışkanlığım, ki benim yazdığım şeyi okuyan 5 kişilik bir grubum var, kelime hatasıymış anlatım bozukluğuymuş, bu olduğu an haberim oluyor.. Nadir olsa da oluyor, hele ki yazmaya alışkın değilseniz sizlerin hatalı cümle kurması çok büyük bir olasılıktır, kötü bir şey de değildir bu, yazdıkça yok olacaktır..

Her ne kadar yazarımızınkiler pek düzelmemiş olsa da...

Annem okula sadece 2 kere çağırılmıştır, biri bu günün akşamıydı, annem geldi kadıncağız korkuyor ne yaptın dedi, bir şey yapmadım dedim, öğretmenle ikisi sınıfa girdiler, annem sonra anlattı ki kadıncağız demiş tamam çok güzel, harika bir şey yapıyor, ama kızacak nokta bulamıyorum, dersleri de takip ediyor, siz söyleyin lütfen falan demiş, annem "ben olsam kitabı hiç vermezdim" demiş, kızdım :)))

Geleceğin yazarının “demiş” kelimesine yakın anlamlı birkeç kelime, örneğin, söylemiş, cevap vermiş vs. bulamayışı... yorumlarınıza açıktır.

Bunun yanısıra, yazarın “eleştiri” diye tutturduktan sonra, geniş zamanla yazmasına gelen eleştirileri;

Geniş zaman konusunda gelen *uyarılara* gülüyorum.. Ben geniş zamanla yazılan bir şeyi anlıyorum ve bu kadar yazı okudum, bir gün kalkıp da "niye geniş zaman yazıyorsun?" demedim birine, çünkü gelecek cevap "sana ne?" olacaktır, bildim..

Lütfen biri bana, geniş zamanda yazan bir romancı söylesin!!! Bana bu siteyi gösteren arkadaşımın geniş zaman hakkında, ben bu yazıyı yazamaya başlamadan önce yaptığı yorumu: “Geniş zamanda nasıl hayal etmemizi bekliyor? Açıkcası onun yazdıklarını okuduğumda kendimi olayın içinde görmekten çok, kitap özeti okuyormuş gibi hissediyorum. Bu da hiç zevk vermiyor.”

Bunun yanısıra “yazar”ın kafasına göre büyük-küçük harf kurallarına uymayışını “kendi yazı stili” olarak benimsemesi, ki benim bildiğim yazı stilleri dil kuralları içinde oluşur, ve Türkçe hikayelerine ne akla hizmet olduğunu anlamadığım bir biçimde İngilizce isimler vermesi, yıllardır yazı yazıyor olmasına rağmen, betimlemelerden uzak, sıfat-zarf fakiri bir anlatım kullanması... aşağıdaki gibi böbürlenmesine engel değil:

405 en zeki senaryomdur, bana göre.. Ki hala zekidir, bir FOUR'un 2000. sayfasında ne olduğunu biz NINE'a gelmiş adamlar olarak HALA tartışıp yeni yeni şeyler görüyorsak, o zaman zekadan bahsedebiliriz..

Çok fazla konuşup sizleri deli etmek istemiyorum, gerçekten üzülüyorum çünkü, ama bazen de şeytan diyor bas 1. bölümü, ver de görsünler nedir dünya.. Ama bunu yapınca 2. bölüm istenebilir veya istenmeyebilir, anlaşılır veya anlaşılmayabilir, daha şimdiden çok kötü yorumlar gelebilir ve ben ağlayıp her şeyi toptan kapatabilirim.. Ki yaparım.. HP'ler bir yerden sonra umrumda değil, ama 405'in kanatlarını daha yeni iyileştirdik, onu tekrar kıranın kafasını kırarım..

Buradan da ilk konuya geliyoruz yine, sıkı yönetimler, kurallar, şekil ve şemaller.. Forumu açalı 2 ay bile olmadı daha, ama 4441 mesaj varsa, üye sayısı ben aktif olmayanları silmeme rağmen bu kadar artıyorsa, daha hiç kavga çıkmamış ve herkes hala kibar konuşuyorsa, özen varsa, insanlar kendilerini mutlulukla buraya bağlı hissediyorlarsa, o zaman güzel olmuş demektir, inanın..

Kuru anlatım demişken, “herkesin bayıldığı” 405 adlı “kitabın” , okuyucunun ilgisini en çok çekmesi gereken ilk paragrafını sizlerle paylaşmak isterim: (yazıda değişiklik yapılmamıştır, büyük-küçük harf vs. aynen böyledir)

büyük demir kepçe evden kalan molozları topluyorken koordinasyon şefi telsize bağırıyordur, o sırada çalan zil yemek arasının geldiğini belirtir, bu ses koordinasyon şefinden daha hızlı duyulurken makineler durdurulur, kasklar çıkar, inşaatçılar arabalarına giderken bariyerlerin arkasındaki üç çocuk bunu bekliyor, koşturarak yıkıntıların arasına dalarlar..

Gördüğümüz bu dünyanın, Buffy ve Angel özentilemeleriyle dolu olduğunu okumaya devam ederseniz göreceksiniz, bunu daha önce de belirtmiştim.

Yorum isteği hakkında yapılan eleştirilere bir cevap:

...Bu sıkı yönetim değildir, benim zamanında sıkı yönetim yapmışlığım da vardır, hiç fikriniz bile yok.. Ben "vaktim yok, yorum yapamıyorum, ama inan yapacağım/yapmak istiyorum"la dahi susan bir insanım artık.. Cazgırlığımı hiç görmediniz.. Hepinizden ben söke söke yorum da alırım, beğenmeyen zaten çekip gider.. Ama yapmıyorum, siz mutlu bir şekilde yorum yapıyorsunuz, ben mutlu bir şekilde yorum okuyorum, sadece söz konusu olan şey yorumların kalitesi oluyor, onu da hep beraber daha da yükseğe çıkartıyoruz.. Benden veya polislerden mesaj alınca kırılmaz, hevesle devam eder ve kendinizi geliştirirseniz, Verankton'un daha nerelere çıkabileceğini hayal bile edemezsiniz..

Buna sanırım “yorum manyaklığının doruğa çıktığı an” ya da yazarın hoşlanacağı biçimde, İngilizce olarak (anladığımı göstereceğim ya) “climax of the comment psychopathy” diyebiliriz. Yapılan yorumların yağcılık olmadığı iddia edilse de, işin sonunda hepsi tatlıya bağlanıp “Yine de sen dünya süperisin!”e getirilmiyor değil.

Bu konuda böyle düşünen tek kişi de ben değilim, yazısını gereksiz bir biçimde hakaretle noktalayıp kendini haksız duruma düşüren birinin yazdığı güzel yorumu sizlere iletiyorum:

Saygıdeğer idolüm ;
Öncelikle bütün yazılarınızı severek okuduğumu belirtmek istiyorum.Awaken köşesindeki yazılarınız,düşünce tarzınız bana bir nevi öncü olmaktadır.Yeni yazmaya başlayan biri olarak ben sizi kendime idol olarak belirlemiş bulunmaktayım.Şayet yanlış olduğunuzu düşündüğüm bir konuyu sıkça dile getirmeniz idol kimliğinize gölge düşürmektedir.Bu konu nedir diye soracağınızı zannetmiyorum.Lakin anlamadıysanız bu da hayatınızdaki bazı aksaklıkların temel nedeni olduğunu belirtmemde fayda var.Bahsettiğim konu tarifeli hesaplardır.Bu tarifeli hesaplarla ilgili açıklamanızı okuduğumda kendimi İstanbul’da değil Hindistan’da bir tarlada hissettim.Belki bu cümle size komik veya saçma gelebilir.Ama yaptığınız ayrım Hindistan’daki Kast sistemine benzemektedir.Hani bilmem biliyor musunuz bu ne demek?Hemen sizi aydınlatayım:İnsanlar arasında yorum gibi basit bir nedenden mevkiler üretiyorsun;5 yorum yazan 2 hikaye,10 yorum yazan 4 hikaye…Şaka gibi!! İlk gördüğümde inanamadım. Benim idolüm nasıl bunu yapabilirdi…Açıkçası bunu size hiç yakıştıramadım.Herkes hata yapabilir diyebilirsiniz.Bu doğru bir yaklaşım ancak sizin hatanız gerçekten büyük!Nitekim tek hatanız bu da değil.Keşke tek yanlışınız bu olsaydı.Üzülerek belirtiyorum,siz aynı zamanda ukala,bencil,ayrımcı ve hafif sapıksınız.Acaba böyle yapmanızın nedeni nedir?Herhalde kendinizi yalnız,ilgiye ve şefkate muhtaç zavallı bir kedi olarak görmenizden kaynaklanıyor bu sorunlarınız.Zaten yazdığınız yazılar,üstün İngilizcenizi her fırsatta dile getirmeniz bunun kanıtı.TAMAM,güzel yazıyorsunuz ama kendinizi profesyonel bir yazar gibi gösterme çabalarınız anlamamaktayım.Bu arada aklıma gelmişken gerçek sanatçıların mütevazi olduğunu da not düşeyim.Başta kibirli miydiniz bilmiyorum, size gelen övgü dolu yorumlar mı sizin böyle kıçı kalkık biri olmanızı sağladı bilmem,ama bu aralar bayağı bir tarafınızın kalktığına eminim.Bize her hikayeyi okumak zorunda değilsiniz dediniz ancak, akla mantığa yatan ya da benim ilgimi fazlasıyla çekecek hükayeler hiç yazmıyorsun bu ara çok kırılıyorum…:(
Telif haklarımı ihlal edenler, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda bu suçu işleyenlere uygulanan müeyyidelere tabi olacaklardır.

Site üstünde yapılacak binbir değişik yorum daha var; kendi telif haklarıyla bu kadar çıldırmış birinin, nasıl telif hakları korunan ünlü resimleriyle “wall” (duvar kağıdı) ya da avatar yaptığı gibi. Benim için sorun değil, ben de yapıyorum –bkz. bir önceki yazım, zaten yorum yapanı da yok, ben de mi böyle kurallar koysam acep?- ama ben telif hakları konusunda takıntılı değilim.

Gelecek cevapları biliyorum, İngilizce site sahibiyken de “unrequested reviews” yani talep edilmemiş yorumlar yapan biriydim ve aldığım cevaplar şöyleydi:
“Kendine bir hayat edin!”
“Herkesin kendi sitesi, sana ne!”
“Beğenmezsen çık git!”

Bu yorumlara baştan cevap vereyim: Bir site internet kullanıcılarına açılmışsa, ki www’nin açılımı “world wide web”dir yani dünya ağı, herkesin yorumlama hakkı vardır. Ve hiçbir site yöneticisinin sırf yorum yapmamış kişilere , hakaret niteliğinde “Yemişim sizi!” deme hakkı yoktur. Yoktur işte. Kimseye bu kadar bulaştığımı hatırlamam; ama burda bazı aranma belirtileri yok değildi.

Umarım uzun da olsa yazımı beğenerek okumuşsunuzdur, zira Türk okuyucusu uzun yazılardan pek hoşlaşmaz, kitap ve gazetelerimizin okunma oranı da bunu gösteriyor. Ancak yazacak çok şeyim vardı, bu defalık mazur görün.

Tags:
 
 
mod: relaxed
 
 
Page 1 of 2
<<[1] [2] >>
( Post a new comment )
Mo Cuishle: || buff: ask me how[info]padme_370 on June 19th, 2008 07:44 pm (UTC)
O hanımefendiye! allahın akıl (+ bir dil bilgisi kitabı da iyi olabilir) vermesi dileğiyle... Ama hakkını da yemeyeyim,bence bu Türkçeyle cin ali türünde kitapları çok iyi yazar -_-
Buffy'e laf yok :D
Dicle[info]dicle on June 20th, 2008 09:05 am (UTC)
Biz de bir süre diledik, iletişim de kurmaya da çalıştık; ama ancak "Yemişim sizi!" kategorisine dahil olabildik.
(no subject) - [info]awakencordy on June 25th, 2008 03:14 pm (UTC)
awakencordy: gossip (??)[info]awakencordy on June 25th, 2008 03:11 pm (UTC)
Merhabalar..

Olur da bir anda sizin kendinizce düşüncelerinize yine kendilerince verilen cevaplar bulursanız, sebebi sitemde yer almış olmanızdır.. Aynen şöyle dedim ;

bir üyemiz bunu bugün tesadüfen bulmuş, bana yönelik yapılan genel eleştirilerin hepsini bir kerede okumak isterseniz diye ben de adresi vereyim..

http://dicle.livejournal.com/9681.html

Hani bazen merak ediyorsunuz insanlar sana ne diyor da sen bu kadar delleniyorsun, buyrun okuyun.. çok güzel yazmış, tamamen türkçe kurallarına uygun, anlaşılabilir.. arada sırada beni aşağılamasa daha seviyeli bir yazı olacakmış, ama kendi bloguna istediği gibi yazabileceğinden istinade, bir şey diyemeyiz sanırsam.. etrafta benim hakkımda konuşulan yazılan çok şey var, bu da onlardan sadece biri..

verebileceğim tek cevap, o kadar kötü iğrenç akılsız ve düzensiz bir şekilde senaryo veriyor, düzen kuruyor, her ne yapıyorsam, iyi ki yapıyorum.. sitemde tek başıma yazıp tek başıma çalan biri değilim çok şükür, ne mutlu ki tüm türkiyeye senaryo vermek gibi ultra bir hedefim de yok, ama yine ne mutlu ki, böyle sapkın ve bozuk olsalar da, insanlara bir şeyler okutabiliyorum.. gerisi herkesin kendi düşüncesidir..

evet, şimdi okunmamış mesajları okuyacağım, devam..
awakencordy[info]awakencordy on June 25th, 2008 03:12 pm (UTC)
Ayrıca ;

>> Site üstünde yapılacak binbir değişik yorum daha var; kendi telif haklarıyla bu kadar çıldırmış birinin, nasıl telif hakları korunan ünlü resimleriyle “wall” (duvar kağıdı) ya da avatar yaptığı gibi.

Yasal Uyarılarımda (anlarsınız nasıl olsa, "disclaimer", tüm grafik eserlerinin temelini oluşturan fotoğrafların yasal hak sahiplerine ait olduğu, tıpkı senaryolar gibi belirtilmiştir. Ancak yapılan tüm grafik ürünlerinde ortaya çıkan eserler yapana aittir, buna uyarlama eser denir. Hukuk okumadan, lütfen hukuka dair bir şeyler söylemeyelim.

Teşekkür ediyorum,
Awakencordy
(Anonymous) on June 25th, 2008 03:45 pm (UTC)
Az önce veranktondan gelen maille haberdar oldum bu "eleştirinizden". Ben kendi adıma üç buçuk yıldır Awakencordy'nin okuyucusuyum. Sizin yorum çılgınlığı şeklinde belirttiğiniz olay bizler için bir emek karşılığıdır. Eğer Awaken bu kadar uğraşıyor bize böylesine mükemmel bir kitap - ki evet, 405 ciltlere sahip bir kitaptır. sizin anladığınız aksine ilk paragraftan ibaret değildir- veriyorsa bizde karşılığını bir şekilde "yorumlarımızla" veriyoruz.
Ama anlaşıldığı gibi herkesin yorum anlayışı farklıdır; ki bizim için önemli ve gerekli olan yorum, sizin için bir yerinizle güleceğiniz bir istek gözüküyor. Diğer bir saçmalıksa benim için Buffy- Angel serisine ne kadar benzettiğiniz... Yazarımızda o serileri izleyip bu olaya başlamış ve etkilendiği doğrudur ama size bir öneri FOUR'u ilk 1000 sayfadan sonra okumayı deneyin emin olun hiç bir şekilde Buffy ve ya Angel yoktur. Emin olmadan bilmeden eleştri ne kadar doğru olabilir ki?
Ben sadece buraya fikrimi belirtmek istedim. elbette yazım bir dilbilgisi harikası değil ama bir şekilde cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Son olarakta o forumda yorum kimseye zorunlu değil. Okuyup beğenirseniz devam etmek için vermeniz gereken karşılıktır. Saygılar Alison...
[info]glwnylmz on June 25th, 2008 04:52 pm (UTC)
YORUM ÇILGINLIĞIYMIŞ... peh!!! komik valla. siz çok garipsemişsiniz ama bizim için o bahsettiğiniz şey emek karşılığı. hani insanlar birşey yaptıklarında karşılığında en azından biraz saygı beklerler. bu da tam olarak o oluyor işte.
anladığım kadarıyla siteye girmişsiniz, okumuşsunuz, beğenmemişsiniz, çıkmışsınız... bu kadar.
işin garip yani niye böyle birşey yapma ihtiyacı duyduğunuz. tamam bunları düşünebiilirsiniz. ama düşüncelerinizi verankton'da paylaşabilirdiniz. eminim olumsuz bir yanıt almazdınız. ama bu yaptığınız emin olun hiç hoş değil.
biz o siteye giriyoruz. güzel olduğunu düşündüğümüz şeyleri okuyoruz. siz bu şekilde hiç hoş olmayan bir yorum yaparak siteyi (kusra bakmayın ama)aşağılayarak bize de saygısızlık ediyorsunuz...
ve biz sizin gibi düşünmeyip gayet doğal olduğunu düşünerek yorum yapıyoruz.
siz de gezin dolaşın. tailinizi evde geçirmeyin. bu sayede başkalarıyla uğraşmaktan vazgeçersiniz.
açık hava iyi gelir....
(Anonymous) on June 25th, 2008 05:41 pm (UTC)
İki yorum halinde göndereceğim, bir taneye sığmadı!
Bu yazıyı görünce şaşırmadım değil! Ama sonra dedim kendi kendime niye şaşırıyorum ki? Ben türümün tek örneği değilim! İlla ki benim gibi düşünen aklıselim birileri çıkacaktır karşıma! Çıkmadı değil, çıktı tabii... Ama bu kadar güzel bir şekilde bir sitede açıklanması iyi olmuş! Zira Awaken in kendisini eleştiri yazılarıyla daha fazla bir şey zannetmesini istemesem de, her eleştiri aldığında en azından kendisine bir çeki düzen vermesini umuyorum!
Evet bir zamanlar o sitenin üyesi idim ve ilk gördüğüm yazılarından birinde aynen şöyle diyordu. “Buradan kapıyı çarpıp giden çok oldu, sonra başka nickler altında geri döndüler!” Bu kadar güveniyor kendine yani! Kimse onun sitesini terk edemez! Gitse bile geri döner! Ondan kopamazlar! O dünyanın en iyi yazarıdır! Hatta bir güncelleme yapmış, HP sonsuza kadar mı? Hem de ne için biliyor musunuz? Bir üyesi altı üstü HPforever, 405? yazdığı için, kendi hakkında en ufak bir eleştiriye tahammül edemez bu yazar. Ama yine de yorum isterken, “Eleştirin iyi veya kötü olsun, ama mutlaka yorum yapın!” der…
Ben sizlere bunun anlamını açıklayayım. “Eleştirin; iyi eleştirin! Sizi seveyim, yorum kalitenizi yükseltmenizi sağlayayım. Eleştirin; kötü eleştirin ki, ağzınızın payını vereyim!” ‘Bir musibet bin nasihatten iyidir’ sözünü kendine ilke edinmiş olacak ki, onun ‘Kötü de eleştirin ben kızmam ki aaaa’, sözlerini okuyan yeni üye yeni zavallı okuyucu, herhangi bir yazısında bir kusur bulunca ağzının payını alır! Çünkü Awaken hata yapmaz! Eğer yaptın deniliyorsa, mutlaka yorum atan onu kıskanıyordur! Aksi düşünülemez, çünkü o hikayelerinin hiç birinde saçmalamaz, ebilemez!
Ayrıca okuyucularına çok da değer verir! Bakınız yine bir açıklamasının altına şöyle not düşmüş... (Dediğim gibi şu anda değerli sitesinin üyesi değilim çok yazık ki :) bu yüzden siteye giremiyorum aklımda kaldığı kadarıyla bu yüzden kopyala yapıştır yapamayacağım! Ama sallamıyorum da aynen böyle yazıyor!) İşte artık bir konuyu açıklığa kavuşturmuş ve dibine not (Anladık mı Pikaçular?) İlk okuduğumda şaka yapıyor herhalde, yok gözlerim yanlış gördü, yanlış okudum dedim. Ama değil! Aynen böyle okuyucuya Pikaçu diyor! Yorum istemesini anlarım, bir nevi emek karşılığı ama kendisinden yaşça çok daha büyük olan insanların üye olduğu bir sitede herkesin görebileceği bir yere Pikacular yazmak!!!! Yani anlamadıysanız aç parantez yapayım (Açıklamayı gayet güzel yaptım! Bu konu bundan daha iyi açıklanamazdı! Ve siz su anda bunu okuyan kişi, eğer bu mükemmel anlatımdan sonra da anlamadıysanız siz salaksınız! Evet aynen öyle geri zekalısınız. Gidip bir yerden aşağı atlayın!) Yani bu yazıyı okuyan kişi eğer açıklamayı anlamadıysa da söyleyemez! Nasıl söylesin ki! Olay Kralın sihirli Elbiselerine döner o zaman. Anlamayan anlayamayan (belki internetle yeni tanışmıştır olamaz mı?) okuyucu, pikacu konumuna düşmemek için he he anladım! Deyip geçecektir. Hala anlamayıp, Awaken'e mesaj çekemez yani... Bir nevi aptal konumuna düşer, öyle olmasa bile!
Ama bunun yanında Awaken'in hayranları vardır. Burnunun bu kadar büyük olmasının sebebi de budur! JKR ile bile bacak uzatır. Onun hikayesine fic yazar (ki beceremez kanımca) ama ormanda yürüyen çocukların hikayesini anlatamam ben! Der :) O, kendisine sorulsa dünyanın en iyi yazarıdır! Onun üstüne yoktur! Kibri bu yüzdendir! Ama yine de idol olmayı bekler! Fakat ficlerinin birazını okursanız mantık hatalarıyla dolu olduğunu görürsünüz! Ama o ve betaları ve polisleri ve yağcıları (ki ben pikacu diyorum bunlara haklı olarak) onun idol olduğunu düşünürler (ki idol, put demektir! Awaken gibi yüce bir edebiyatçı!!! Bunu bilir herhalde umarım(!) yani tapılacak biri olarak görüyor kendisini) sonra her defasında çok dil bildiğini hatırlatır ki yani üye olmuş biri vardır aman duymamış olmasındır :)
(Anonymous) on June 25th, 2008 05:42 pm (UTC)
ikinci devamı teke de sığmaz galiba:
Sonra bu yazar cinselliğe meraklıdır! Gerekçe olarak da kaldırmayan okumasın, basa uyarı koydum der. Fakat komik durum kaldırmayanlar değildir! Hayır, misal yani bir düzen kuruyormuş sitesinde az içerikli cinsellikli yazılarıyla (ki cici senaryolar diyor bunlara, tabii onların da ciciliği takdirinize kalmış) daha fazla cinsellik içeren yazılarını ayıran bir düzen! Tamam, buraya kadarı mantıklı anlaşılabilir! Ama bir de o kapılara verdiği adlara bakın!
Az cinsel içerik: bronz kapı, az daha fazla cinsel içerik: gümüş kapı, çok cinsel içerik: altın kapı! Yani cinsellik arttıkça kalite artıyor ona göre!!!!!!!!! Basta yanlış mı anladım acaba? Dedim ama daha sonra hikayelere sınıflandırma yapmış ve, dırırınınınıııı ne demiş? söyleyin daha kaliteli bulduğunuz, bir üst sınıfa girsin, bu altın olsun dediğiniz senaryom varsa, bir üste alayım!!!! Yani ona göre kalite ya cinsel içeriğin fazla olmasıyla oluyor, ya da cinsel içerikli yazılarını daha kaliteli yazıyor! BU özelliği onun neyine delalet eder bilemiyorum!
Ayrıca çok ilginç başka sitelerde bulunmayan (şahsen ben bulamadım, bulursam söylerim) polis sistemi vardır! Aynen öyle polis! Karakolu da vardır sitesinin hatta nezarethane falan. Yani üyeler mahkumdurlar! Sadece Awaken'e hayran olan, yag ceken, seni cooook seviooom bayılıyam sanaaa diyen üyeler hak sahibidirler. Zira Awaken pohpohlanmayı sevdiği için onlara daha çok değer verir (E elinin altında üye bulunmalıdır değil mi?) Ama Awaken edebiyata da çok değer verdiği için bunların yorum kalitesini artırmayı amaçlar ki kendisine olan hayranlıklarını daha iyi dile getirebilsinler! Kendisine olan kotu eleştirileri bulunan bir üyenin de anında ipliği pazara çıkarılarak, hayranlarına (pikacu diyebiliriz bunlara) gösterilir ki üye aşağılansın ve aforoz edilsin! Awaken de rahatlasın! Her eleştiriden sonra kendisini yatağa atıp ağladığını düşünmekteyim!
Baştaki yazarımızın söylediğinin aksine, kendisinin edebiyatı pek de fena sayılmaz. En azından anlatmak istediğini güzel ifade eder. Fakat sürekli bir şekilde, nedenini bilmediğim, anlayamadığım, bir okuyucuyu aşağılama, iğneleme bulunur! Ama asla ve asla en iyi değildir! Bu burnu büyüklükle olamayacaktır da! Sürekli çok zeki olduğunu söyler, bildiği dilleri sıralar buyurun bir konuşmasından hatırladığım söz daha (Allaha şükür sövmesini bilmeyen biri değilim, bildiğim bütün dillerde sövebilirim!) Bldiği bütün dilleri küfürle ilgili tenkit edici bir konuşmasına sokmuş, sokabilmiş! Kendisi alkışlanmaz, hayran olunmaz da ne edilir! Zira ikide bir özelliklerini böylesine ustaca sayıp, dökmesine hayranım ben, nasıl beceriyorsa! 405’i okumadım. Bu yüzden hakkında yorum yapmayacağım. Ama okuduğum hemen hemen her fici mantık hataları ile doludur! Ve gayet duygusal bir atmosfer yaratmayı başardığı bir ficinde, ki başarabiliyor buna da laf etmiyorum, tek bir cümle ile her şeyi mahvedebiliyor! Buyurun: (Harry, Snape’e: ‘Beni sevmediğin için mi bilmemne yaptık? Bunun için mi nefesin kulağıma aktı?') Sizi bilemem ama tüm atmosferi yıkmıştır bu cümle... YIKMISTIR! Okuyucunun kalbine dokunmaz, asla, içini de titretmez. Burada hikayenin özünden kopan okuyucu da bu cümlenin oraya uymadığını söyleyemez! Çünkü hemen her turlu eleştiriye acık olan Awaken tarafından öldürülmekten beter olur, karakola atılır, açığa alınır vs.
(Anonymous) on June 25th, 2008 05:43 pm (UTC)
üçüncü bölüm:
Yine ahlak anlayışı ve anlatısı da farklıdır! Bir ficinde ismini hatırlayamayacağım. Bir sür..k olan Hermione (Şaşırmayın,her karakter sürtüktür onun ficlerinde ama uyarı koyduğu için bir şey demiyorum kendi hayali kendi dünyasıdır çünkü sadece sürtüklüğü kesin olan bir kızı nasıl masum temiz sıfatına yerleştirdiğini anlatacağım, bu kelimeyi kullandığım için de kusura bakmayın, zira başka turlu nasıl açıklanırdı bilemiyorum. çünkü fah.... denilen şey değil, para için yapmıyor zevk için... Yani fahi... olmak daha iyidir sur..k olmaktan... Bu kadar bile değil ama onun gözünde masumdur nerden mi anladım?) Lucius tarafından tecavüze uğranmakla tehdit edilir. Ama Luciusun isteği onu bastan çıkarmaktır ve çıkarır da çok da kolay olur bu, ne de olsa karsısında Hermione duruyor! Hemen cıkarıverir, sonra bu hiiiiiç hoşuna gitmeyen Hermione Luciusu defalarca ziyarete gider, sevişirler vs.. tamam buradan Hermione’nin durumunu haklı çıkaran bir şey göremiyoruz. Awaken bir sur...k hikayesi anlatıyor olabilir, ama bakın şuraya.. Hikayenin bir yerinde karısını yeni kaybeden Lucius kafa dağıtmak için seks yapmak ister ve Hermione de ben ben ben yaparım der! Ve lucius onun bu fedakarlıgı karsısında çok duygulanır! Onun bir sürtük olmadığını biliyordur artık! Nedir acaba Lucius pardon?
Ve ukalalığın son raddesini buraya attığı mesajlardan da görebilirsiniz... “Sitenize cevap veren olursa, bu da kendi sitemde yazınızın linkini verdiğim içindir!” Yani şu anda bunları yazan ben, dışardan bulmuş olamam burayı! Yani Verankton'a da artık üye değilim ama. Nerden buldum acaba? Bu insana acırım da haliyle, o ve yardakçıları her ne kadar kıskandığımı vs. düşünecek olsalar da çünkü idolleri ya, sevgili pikacuların... Hah aklıma gelmişken, saçmalıklarına bir örnek daha, bu yazar önce ask sonra meşk tabusunu yıkmıştır, ki yıkabilir normal! Önce meşk yapan karakterleri sonra asık eder, e bu da normal. Bu durumda meşk yapmaları için bir sebep gereklidir, eee? Sebepleri daima saçmadır! Misal: Snape Harry ile konuşurken, tepelerinde ökseotu biter! Hadi tek ficde olsa neyse, derim. Ama üç aşağı beş yukarı her ficde yanlışlıkla iksirler dökülür, kazanlar patlar, bir taraflardan ökseotları fırlar!! Ne yani? Hogwarts ta bir gece gezisine çıkmak isteyen öğrenci, koridorda Fİlchle çarpışsa ve tepelerinde ökseotu bitse? Madem her yerden fışkırıyor bu meret? Ya da voldemort öğrencilik yıllarında kaç kere Dumbledore ile ökseotu altında çarpışmıştır? (çünkü bir defa olmuyor bu iş, Draco ile Hermin tepesinde de bitiyor! Ama daima yapışık gezen, Crabbe ile Goyle daha hiç öpüşürken görülmedi! ökseotları işini biliyor mu ne?)Ne yani? Okula yeni başlayacak bir birinci sınıf öğrencisi de yeri geldiğinde Mcgonagall ile işbirliği yapmak zorunda kalacak mıdır?
(Anonymous) on June 25th, 2008 05:44 pm (UTC)
dördüncü bölüm:
Ayrıca hikayelerin tamamında, evet tamamında tamamına yakınında değil hepsinde, karakter ihlali söz konusudur! Ve Awaken bunu (yine istifa eden bir üyesine cevaben yazmış orda okudum) kendi yorumu olarak görüyor! İyi ama o zaman, bu ficlerin Harry Potter fici olmuyor o zaman! Hele ki bir de AU ise, karakterlerin kişilik özellikleri tutmuyor, sihir dünyası yok, bir tek Harry Potter var, Ginny Weasley var. Pekala, bunların birine Ayşe birine Ali dersin, bambaşka bir hikaye olur. Kimse Harry Potter'la alaka kuramaz! Hatta esinleme bile görmez! Bunun nedeni Awaken'in çocuk masalları yazmıyor olması imiş! Ama o zaman sen fic yazamıyorsun diyen birine gayet de iyi yazıyorum, koca sitem var, okuyucularım var, daha ne? Demek ki bir şeyler basarmışım! diyebilmek nerden? Evet yazdıklarım hp fici değil, ama tanıdık isimler kullanmayı seviyorum de! Zaten bu yazıyı gördükten ve altındaki (hepsi değil ama bir kısmı pikacu olan, çünkü hepsine pikacu demek haksızlık olur, sadece okuyucular ama öyle üyeleri var ki Awaken için Pikacu da olurlar Avarel de) Pikacu yorumlarını da okuduktan sonra, siteden sessiz sedasız ayrıldım! Laf demek boşuna olurdu çünkü! Hesabımı da sildirmedim, bilmiyorum kaldı mı? Uzun zamandır yorum yapmadığım bir site idi ve en son Awaken üyelikleri silmekten bahsediyordu! Ben de çekip gittim! Varsın hesabımı silsin, zaten bir daha güncelleme maili almamak için, adresimi bile değiştirdim! O kadar yaka silktim yani! Ama simdi bilmem Awaken bu yazımı okuyacak mı? Okursa herhalde müthiş ötesi sitesinden ayrıldığım için, adıma üzülür! Çünkü az önce bahsettiğim üyenin eleştirisini de bir üyenin istifa mektubu baslığı altında vermiş ki, olduğum yerde kalakaldım. Sanki bir genç kızın veda mektubu der gibiydi. Alttaki üyelerde kızcağıza acımışlar, 18 yılı boşa gitmiş falan :) yani kız intihar etti sanki ben de aman bir istifa mektubu da ben yazmayayım dedim. Zira güncellemeden güncellemeye giriyordum zaten siteye.
Yine demeden geçemeyeceğim, yazınızda yorumunuzu verdiğiniz bir başka kızcağız da evet sonunu küfürle bağlamasaydı, takdir ederdim yazıyı ben de. Üye olduğum zaman kaydedilesi yorumlar baslığı altında yorumunu okumuş, ve altındaki cevaplara göz gezdirmiştim! İnanın! Yorumdaki kufure kızıp, emek harcayıp site kurmuş bir kişiye ayrılmadan önce küfredilir mi? Hem küfür karsıdaki kişiyi değil, kişinin kendisini alçaltır! dememe rağmen, Awaken'in buyrun bu üyenin yazdıklarına bakın da ne çektiğimi görün! diyerek sitede açık artırmaya çıkardığı yorumun, altındaki diğer üyelerin yazdıklarını görünce sasırdım! Ki o zaman siteyi ve Awakeni pek de bilmiyordum! Ama bazı üyelerin normal tepkilerine kıyasla bazılarınınkiler aşırıydı! Misal: kendisinin şefkate ihtiyacı var, sen üzülme awaken, biz seni seviyoruz awaken, biz sana yeteriz awaken vs... Bu nedir yani? Demiştim. Tamam bir insan sevilir de bu nasıl bir yağcılık? bir idolün sitesine girdiğimi sonradan farketmişim!
(Anonymous) on June 25th, 2008 05:44 pm (UTC)
beşinci ve son bölüm:
Tavsiyem şu ki siteye üye olma bahtsızlığını yaşarsanız (bir çok hakaret yiyeceksiniz, bir çok iğneleme göreceksiniz, bir çok şok geçireceksiniz, belki ficleri beğenmeyeceksiniz) ama asla ve asla eleştirmeyin! Üye olarak kalmak istiyorsanız, yağ çekin bol bol (ki bu pikacu olmayı gerektirmez, tapının demiyorum ben) kalmak istemiyorsanız da benim yaptığım gibi sessiz sedasız çıkın. Arkanızdan yedi sülalenize söverler sonra! Ha tabii sitede küfür yasak! Daha kibar şekilde yapıyorlar onu. Awaken ve seçkin grubu, yorum yapmayı, ağız payı vermeyi iyi bilirler çünkü! Tavsiyemi veriyor ve eleştirme zaafında bulunmuş üyelere geçmiş olsun diyorum!
(Anonymous) on June 25th, 2008 07:50 pm (UTC)
Re: beşinci ve son bölüm:
Biz yorumları emek karşılığı olarak gören ve yapılması gerektiğine inanan bir grubuz. Bu durumu doğru bulmamanıza anlam veremiyorum açıkçası. Tersi durum sömürgecilikten başka bir şeye dönmez bence. Olayın böyle bir duruma dönmemesi için gerekli önlemlerdir benim gözümde eleştirdiğiniz şeyler. Onun dışında 405 konusuna gelirsek, uzun zamandır takip ediyorum ve inanın angel ve buffyle çok az noktada benzerlik gösteriyor, o da en başlarında. herşeyden önce 3000lerde geçiyor. Sonrasında ise baöbaşka bir evren oluyor çevrenizdeki, alakası yok yani, bir gün okumayı denemenizi tavsiye ederim.

"Beğenmezsen çık git" durumuna gelirsek, bunun anlamı kimsenin zorla tutulmadığıdır. O senaryolar birisinin emeğidir, böyle bir karşılıkla paylaşmayı uygun bulmuştur, kimsede bir şey diyemez bu konuda.

Bazen eleştiride aşırıya kaçtığınızı düşünsemde, diğer okuduklarımın yanında en çok ve gerçekten kendini bilerek yazılmış eleştiriydi. Hepsi sizin fikirlerinizdir, sonuna kadar saygı duyuyorum, bunlardan benim fikirlerimdi.
>Esmeralda

hp sonsuza kadar mı konusu bir genelleme değil, öznel fikirlerdir sadece, herkesin kendine ait fikirleri vardır, saygı duymayı öğrenmelisiniz.

Olumsuz eleştiri konusuna gelirsek çok yapmışlığım vardır, yeniyken bile yapmışımdır, ama saygılı olmuşumdur ve HİÇ tepki almamışımdır. Herkesin hatası vardır, ama bu hatayı söylemek "AHA BULDUM HATAN VAR YAŞASIN!" şeklinde olursa tepki alır; ancak siz bunu "bak, burada burada böyle olmuş, şöyle olması daha iyidir, bu durumun şöyle zararları vardı" şeklinde söylerseniz kimse size tepki göstermez, aksine teşekkür eder.

Ayrıca veranktonda görevli olarak, herkesin sorularına yanıt veriyorum, awakencordy de veriyor, benim yeni olduğum zamanlarda awakencordy bana yanıt veriyordu. Kuralları hiç okumadan, defalarca açıklanmış bir şeyin bodoslama dalınarak sorulmasının istenmemesini doğal karşılıyorum ben, karşılamayana da şaşırıyorum açıkçası. 1000 defa söylediğiniz, her yerde bangır bangır yazdığınız bir şeyi size sorsalar sinirleneceğinizi düşünüyorum, yani genelde normal insanlarda böyle olur..

Hakaretleriniz için teşekkür ederim, ne kadar seviyesiz olduğunuzun kanıtını sundunuz. Bizler akılsız ya da aptal insanlar değiliz, seçimlerimizle buradayız. Beğeniyoruz, okuyoruz. Tüm bunların yanında JKR de, awakencordy de, ben de, siz de, madonna da insan, bunu unutmayın lütfen. JKR mükemmel bir kitap yazmış bir ilah değildir, awakencordy de değildir, ikisininde birbirinden üstün olma ihtimali vardır, kişilere, eleştirmenlere göre değişir. Ayrıca evet ormanda yürüyen çocukların hikayesini anlatmaz, JKR sonuç olarak genel anlamda küçük yaş grubuna hitap eden bir seri yazmıştır, awakencordy ise bu beğendiği karakterleri alıp büyütmüş, senaryolarını çocuklara yönelik olmaktan çıkarmıştır, bilmem anlatabildim mi..

Cinselliğe takmanız da ayrı bir vakadır gözümde, bunu yasak elma olarak gören bir yaşam biçiminiz var anlaşılan, yine de ben anlatmaya çalışatım. Cinsellik insanın doğasıdır, varlığının sebebidir, en doğal güdüsüdür. Bu yüzden bu kadar önde olması çok normaldir. Türk yazarlarda bunu pek bulamazsınız, çünkü ülkemizde bilindiği gibi bu özgürlük yoktur, ama yabancı yazarlarda bunu görebilirsiniz. Sizinde bu bahsedilen olaylar sonucunda meydana geldiğinizi belirtmeme gerek yok sanırım. Tüm bunların yanında cinselliği sadece et olarak bakmanız, böyle görmeniz çok acı gerçekten. Umarım yakın zamanda biraz büyür (yaş olarak bahsetmiyorum) ve duyguları, ruhları anlayabilirsiniz..

Bronz, Gümüş, Mor ve Altın olarak ayrılan kapılardan sadece Mor kapı cinselliğe dayalıdır, o da erkek/erkek olan slash çiftler içindir, kolay okunabilen şeyler değildir evet, bu yüzden ayrı bir kategoriye alınmıştır. Diğerleride cinsellik olarak değil, derinlik olarak ayrılmıştır. Bu da sitede belirtilmiştir zaten, keşke görmüş olsaydınız..
Re: beşinci ve son bölüm: - (Anonymous) on June 25th, 2008 07:51 pm (UTC)
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:04 pm (UTC)
...
Herkes kendi penceresinden bakar diye kimse boşuna demiyor. Alison'a sonuna kadar katılıyorum. Oradaki yorum emek karşılığıdır. Basılı olan kitapların yazarlarına emeğinin karşılığı olarak zaten kitabın ücretini ödüyoruz. Awakencordy bir kitaba başlamış ve bunu insanlarla paylaşmaya karar vermiştir. Ne mutlu bize diyorum. Biz bir kitaba başladık ve yazarın emeği karşılında yorum yapıyoruz. İsteyen okumuyor yorumlamıyor zaten. Kimseye zorla yorum yaptırmıyor Awaken. Bizde halimizden gayet memnunuz. Ayrıca bu dışarıdan bakınca görünen yüzümüz olabilir. İçeride(forumumuzda) sadece girip motomot yorum yapmıyoruz. Fikir tartışıyoruz. Arkadaş ediniyoruz. Sohbet ediyoruz.

Ayrıca biz "LOL" ifadesini "katılarak gülmek" olarak kullanmıyoruz. Bir şeye şaşırınca merak ettiğimiz birşeyi anlayınca kullanıyoruz. Mesela;

dellydansci: Buş yani sen Dalton diyosun?
Alison: Evet canım.
dellydansci: LOL! Bence Juliann!

(Böyle bir konuşma yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Örnek için oluşturulmuştur)

Yani ben burda kahkaha falan atmıyorum. Sadece kendi tarafımı açıklıyorum. Beyan ederkende dikkat çekmek için tarafıma "LOL" ibaresini koyuyorum. Tabi dediğim gibi evrenin içinde olmayan bilemez.

O sevgili idolüm diye başlayan yorum ise gayet seviyesizce üzgünüm ama seninkininde pek seviyeli olduğu söylenemez.

Sen yorum isteyince öyle tepkiler verebilirler. Aynı tepkiyi verenlerde var elbette. Ama beğenmediyseniz çıkın gidin diyen biz oluyoruz. Çünkü Plankton ve Verankton Awakencordy'nin alanlarıdır. İstemeyen üye olmaz. Hoşuna gitmeyen okumaz.

İyi günler dilerim. Ayrıca her ne kadar seviyemi düşürmek istemesemde Awakencordy'e allahtan akıl dileyenler kendileri içinde istekte bulunurlarsa sevinirim. Belki onlara akıl daha önce ulaşır. En çok ihtiyacı olanlara daha hızlı ulaşır herhalde...
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:08 pm (UTC)
Biz yorumun gerekli olup olmadığını tartışmıyoruz ya da bir yerimizle gülmüyoruz sadece sistemi saçma bulduğumuz için eleştiriyoruz. Eleştirmek sizin için galiba bir suç. Kötü eleştiride vardır iyi eleştiri de. Four'un ilk 300 sayfasından sonrasını görmediğim için ne kadar mükemmel olduğunu bilemiyorum, şimdiye kadar okuduğum kısım bana hiç de "mükemmel" gelmedi ama farklı düşünebiliriz bu çok doğal.
Garipsemişiz demek ki bize emek karşılığı bile olsa bu sistem çok saçma gelmiş. Ben yüzlerce fanfiction okumuş biri olarak hiç kimsede böyle bir şey görmedim. Tamam yorum yapmayana "yapmazsan yapma" diyorsunuz ama o zamanda yorum yapmayanlarla yapanları "fazlasıyla" ayırıyorsunuz. Ayırmanın da bir sınırı vardır bana göre.Size iyi yorum yapmalar dilerim ama ben yorum yazmaktan çok hoşlanmam, işin okuma kısmını daha çok severim ve herkesin de eşit olduğunu düşünürüm.
Bu yaptığımız neden hoş olmuyor? Herkes görüp cevap verebileceği için mi? Forumda yazsak eminim ki bize saldırmazdınız? Önerin için çok sağ ol, merak etme benim dışarıda yeterince bir hayatım var, açık hava bana mı sana mı iyi gelir orası biraz tartışmalı bir durum.
Bu yazım senden öncekileridir 5 bölümlük yorum yazan arkadaşım yanlış anlama.=)
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:43 pm (UTC)
İşte kendin söylemişsin FOUR'un 300 sayfasından sonrasını görmedim diye... Bende Four ya da 405 hakkında konuşacaksan en azından bir cildin yarısını görmen gerektiğini düşünüyorum...
Yüzlerce fanfic okuduğun halde yorum yapmadığını ve bundan hiç rahatsız olmadığını söylüyorsun. O zaman bende şunu sorabilir miyim? "Eğer kısacıkta olsa bir hikaye yazsan ve yayınlasan ve hiçbir şekilde sana yorum ya da eleştri gelmese nasıl hissedersim?"
Bende zaman zaman yazan ve okunan bir insanım ve inanın hakkıyla bir yorum insanı herşeyden daha mutlu ediyor. Emek verdiğiniz zaman harcadığınız sizden birşeyler kattığınız bir şeyin iyi yada kötü bir şekilde tanımlanması merak uyandırması ve ya aglatması sizi çok mutlu ediyor. Blog konuşmaları altında konuşmakla aynı tat değil inanın.
Yorum yapmayanları ayırmak meselesi ise... Elbette ayrılacaklardır çünkü yorumda bir emektir. Zaten yorumsuz okuyorsanız forumda olmanızda gerekmez bu kadar nettir.
Ve en son olarakta burada size saldırmaktan çok kendimizce önemli olan bir kişiyi ve onun bize bir çok şey kazandıran eserini savunuyoruz. Saldırmak istesek eminim bu tür cümleler çıkmayacaktır. Bu arada söylemek istediğim tek cümle sanırım hepimizi yansıtır "+05 okumak, onu görmek, o evrende yaşamak sadece başarabilenlerin anlayabileceği bir şeydir"
Saygılar Alison.
(no subject) - (Anonymous) on June 25th, 2008 06:58 pm (UTC)
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:21 pm (UTC)
Sanırsam sizlere göre bir şeyi eleştirmek seviyesiz yorum oluyor...Kaç senedir internet alemindeyim, forumlara üyeyim ve bir sürü gerçekten seviyesiz yazılmış cevaplar, yorumlar gördüm ama pes doğrusu. Bu da seviyesiz bir yazıysa ben "seviyesiz" kelimesinin anlamını bilmiyorum.
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:35 pm (UTC)
Aklın Yolu Bir!
Siz eleştiri kabul etmeyen, edemeyen bir güruhsunuz maalesef! Seviyeli, seviyesiz. Biri Awaken'in herhangi bir şeyini hiç bir dille kötü göremiyor! Ayrıca seviyesiz bir dil varsa, Awaken'inki de pek seviyeli sayılmaz. Ben onun bir çok yazısında 'bok' gibi seviyesiz kelimesinin bile gerçekten yetersiz kalacağı yorumlarını bilmekteyim! Ne istersem yaparım da demiştir çoğu zaman diyor da...
Ayrıca Awaken siz anlamasanız da bilmeseniz de, ey sevgili veranktonlular, sizi kendinden aşağı görüyor! Ona göre en akıllı kendisi bu dünyada! Başka akıllı insanlar da olabilir ama, kendisi kadar değil. Bu durumda her üyeye hitaben Pikacu diyebiliyor. Siz de bunu kabul edebiliyorsunuz, değil mi öyle? Sonuçta ulu awaken demiş. asma ben kabul edemem! Etmiyorum da! isteyen awaken'in Pikacusu olsun! Bahsettiğim yazıyı bir daha gözden gecirin1 Ayrıca her guncellemesinde uyelere yonelik iğnelemeler yapıyor. yapmıyor mu? Snape bile 7 kitapta Harry'i bu kadar iğnelemedi. Ayrıca bir gun awaken'in bnm için canını feda edecegini de sanmıyorum bu yuzden bu yazdıklarımdan utanmam da herhalde! Bu fic olmamıs diyorsun surayı begenmedim. E ama begenen var, sana gule guel. Ay neresi olmamıs? nasıl olsa daha iyi olurdu yok! Nasıl elestiri istiyorsunuz acaba? bir acıklıga kavustursanız? Bergenmiyorsan cek git sistemi, ki oyle oluyor kotu elestiriye tahammul yok, oyle ise baska bi sitede yapılan elestiriye de laf etme hakkınız yok!
Awaken maalesef simdiye kadar neyi basarmıssa burnu buyuklukle kaybetmiş biri! Sanatcı insan biraz mutevazi olur! Cunku bir soz vardır! Basaklar içleri bosken diktirler, doldukca egilirler! Awaken'in içi bombos demektir bu. Hem de basılı bile olmayan bir kitapla becerdi bunu! helal olsun!!!!
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:25 pm (UTC)

Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, eleştiriniz bir süre sonra eleştirilikten çıkmış ve tamamen aşağılamaya dönmüş, gerek kullanılan dil olsun gerekse talepleri olsun.

Yorum istemek kötü bir şey değil, yaptıkları yorum çılgınlığı da değil, yorum sadece emeklerine saygı gösterenlerin bu saygıyı göstermeleri için bir yol."yemişim sizi" sözünü hakaret olarak algılamışsınız, haklı olabilirsiniz ama yazınızı bir kez daha okursanız kendiniz de bahsi geçen kişiyi her yönüyle aşağıladığınızı görebilirsiniz diye düşünüyorum.

LOL konusunda sıkıntı duyduğunuzu söylemişsiniz, herkesin bazı alışkanlıkları olabilir, eğer sinirinizi bozuyorsa da kendisine uygun bir dille anlatabilirdiniz.Bir kişinin sadece alışkanlıkları gereği LOL, :D, :) kullanması o kişiyi aşağılama hakkını size maalesef vermiyor.Büyük-küçük harf meselesi de yine yazarın kendi tercihidir, beğenmiyorsanız okumama gibi bir şansınız var.

Arkadaşınızın geniş zamanda hayal gücünün çalışmaması onun kendi problemi, forumlarda o kadar kişi varsa ve o kişiler bunda zorluk çekmiyorsa problemi kişinin kendisinde aramak lazım.

405'e gelirsek, lütfen söyleyin, kaç bölümünü okudunuz da Buffy Angel'dan özenti olduğunu düşünüyorsunuz?Kuru anlatımdan bahsetmişsiniz...Sonuna kadar okudunuz mu, hayır.O yüzden lütfen bunu söylemeden önce 2 kere düşünün, bir şeyi tamamen bilmeden hakkında yorum yaparsanız yanılabilirsiniz.Bu arada 405 bir kitaptır, evet.Hatta ilk cildi de 2000 sayfadan fazla uzunluktadır.Ve evet, okuyanların %90'ı da "bayılmaktadır".İsterseniz uyduruyorsun deyin, isterseniz sizde zevk yok deyin ama şunu unutmayın, bu kadar okuyucu topladıysa mutlaka güzel bir yönü vardır.

Bu arada söyleyeceklerini onun anlaması için İngilizce olarak anlatmanıza hiç gerek yok, 3 dil bilen bir insan kendi ana dilinde yazılanları da rahatlıkla anlayabilir.

Saygıdeğer idolüm diye başlayan eleştiriye gelirsek, bir insana küfreden, hakaret eden bir eleştiriyi güzel diye nitelemeniz beni eleştiri anlayışınız hakkında düşündürtüyor.Bunu belirtmişsiniz ama kişisel düşüncelerin belirtildiği bir yazı zaten eleştiri olamaz.
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:45 pm (UTC)
İşte kendin söylemişsin FOUR'un 300 sayfasından sonrasını görmedim diye... Bende Four ya da 405 hakkında konuşacaksan en azından bir cildin yarısını görmen gerektiğini düşünüyorum...
Yüzlerce fanfic okuduğun halde yorum yapmadığını ve bundan hiç rahatsız olmadığını söylüyorsun. O zaman bende şunu sorabilir miyim? "Eğer kısacıkta olsa bir hikaye yazsan ve yayınlasan ve hiçbir şekilde sana yorum ya da eleştri gelmese nasıl hissedersim?"
Bende zaman zaman yazan ve okunan bir insanım ve inanın hakkıyla bir yorum insanı herşeyden daha mutlu ediyor. Emek verdiğiniz zaman harcadığınız sizden birşeyler kattığınız bir şeyin iyi yada kötü bir şekilde tanımlanması merak uyandırması ve ya aglatması sizi çok mutlu ediyor. Blog konuşmaları altında konuşmakla aynı tat değil inanın.
Yorum yapmayanları ayırmak meselesi ise... Elbette ayrılacaklardır çünkü yorumda bir emektir. Zaten yorumsuz okuyorsanız forumda olmanızda gerekmez bu kadar nettir.
Ve en son olarakta burada size saldırmaktan çok kendimizce önemli olan bir kişiyi ve onun bize bir çok şey kazandıran eserini savunuyoruz. Saldırmak istesek eminim bu tür cümleler çıkmayacaktır. Bu arada söylemek istediğim tek cümle sanırım hepimizi yansıtır "+05 okumak, onu görmek, o evrende yaşamak sadece başarabilenlerin anlayabileceği bir şeydir"
Saygılar Alison.
awakencordy[info]awakencordy on June 25th, 2008 06:55 pm (UTC)
Lütfen lütfen cevap yazmayın, yazın demedim zaten, gerçekten yazmayın, ben bakmadım bile buraya, lütfen. Sonra benim sizi yolladığımı ve böyle yazmanızı istediğimi düşünüyorlar, hayran kitlem oluyorsunuz, yapmayın.
(Anonymous) on June 25th, 2008 07:19 pm (UTC)
bes yorumu yollayan sahıs:
Awaken’in yorumumu okuduğunu ve cevap yazdığını görüyorum zira kendisi her eleştiriye cevap verme alışkanlığına sahiptir. (Bu arada kötü eleştirilerdi kastım). Benim merope olduğumu da iddia etmiş varsın etsin, kötü bir şey değildir bu. Aslında şahsın mektubunu okumuş ve (berbat bir chat dili vardı), bunun dışında beğenmiş biri olarak örneklerinden de derlemeler yaptım. Ama isterseniz merope de olurum hatta ve hatta dicle de olurum (öyle ya dicle de merope'dir çünkü isimsiz adı altında kendi sitesine yazıyordur boyuna. Yoksa Awaken’i beğenmeyen iki kişi, hatta altta bir yorum daha var, üç! Mümkün değil!) Ama ne düşünürsen düşün eleştirilere cevap bile veremiyorsun Aweken! Söyler misin? Ficlerinde bulduğumuz saçmalıklara ne diyeceksin? Öyle Dilek’le konuşmalar falan da hiiç ciddi olmamış. Awaken’liğine yakışmıyor.
Ve altta bir Veranktonlunun yorumu, “Biz kendimiz için giriyoruz. Sen ‘gir’ desen zaten, şimdi burası dolardı (peh peh peh). İşte pikaçu deyince de kızıyorlar. Ne yani? Ben pikaçu deyince hakaret, Awaken deyince saadet. Nasıl oluyorsa? Ayrıca lisede değilim. Hayat hakkında da sakat biri olarak senden daha fazla şey bildiğimi düşünüyorum. Zira hiç acı çekmemiş, şımartılarak büyümüş olduğun belli. Böylesine ne denir? Eleştiri özürlü mü? Yok hayır, tam ifade eleştiriye alerjisi olan Awaken olmalı idi. Ama benim itiraz ettiğim madem eleştiri istemiyorsun neden “Ben size eleştiri=övgü demedim hiç bir zaman diyorsun? Evet, elestiri=ovgü demedin hiç bir zaman fiilen gösteriyorsun! Ayrıca senin hikayelerini sadece belirli kişilerin beğenemeyeceğini (o da hikayelerin kötülüğünden değil, tamamen kıskançlıktan) iddia ediyorsun, o da kültür eksikliği, daha fazla büyüme gerekliliği! Sonra da ben ne dedim? Kusura bakma ama ikide bir bok kelimesini kullanan bir yöneticinin “eleştiride seviye isterim!” sözünden ben bir mana çıkaramıyorum! Küfür de mi edelim yani?
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:56 pm (UTC)
Açıkçası ben çok şey söylemek istemiyorum çünkü yazılanlar ve düşünceler belli. Sadece... Hogwarts bugünlerde porno film endüstrisinin gözbebeği haline geldi.
(Anonymous) on June 25th, 2008 06:59 pm (UTC)
LOL yazma diyorsun ama bizde insanız bize de hakaret ediyorlar akıllarınca... Ayrıca sen yaz desen burası dolardı şimdilik sadece 4 kişiyiz =)
(Anonymous) on June 25th, 2008 07:43 pm (UTC)
Biz yorumları emek karşılığı olarak gören ve yapılması gerektiğine inanan bir grubuz. Bu durumu doğru bulmamanıza anlam veremiyorum açıkçası. Tersi durum sömürgecilikten başka bir şeye dönmez bence. Olayın böyle bir duruma dönmemesi için gerekli önlemlerdir benim gözümde eleştirdiğiniz şeyler. Onun dışında 405 konusuna gelirsek, uzun zamandır takip ediyorum ve inanın angel ve buffyle çok az noktada benzerlik gösteriyor, o da en başlarında. herşeyden önce 3000lerde geçiyor. Sonrasında ise baöbaşka bir evren oluyor çevrenizdeki, alakası yok yani, bir gün okumayı denemenizi tavsiye ederim.

"Beğenmezsen çık git" durumuna gelirsek, bunun anlamı kimsenin zorla tutulmadığıdır. O senaryolar birisinin emeğidir, böyle bir karşılıkla paylaşmayı uygun bulmuştur, kimsede bir şey diyemez bu konuda.

Bazen eleştiride aşırıya kaçtığınızı düşünsemde, diğer okuduklarımın yanında en çok ve gerçekten kendini bilerek yazılmış eleştiriydi. Hepsi sizin fikirlerinizdir, sonuna kadar saygı duyuyorum, bunlardan benim fikirlerimdi.
>Esmeralda
(Anonymous) on June 25th, 2008 07:48 pm (UTC)
Bu da gelen karşı cevaplar arasında en seviyeli ve en düzeylisiydi.
(Anonymous) on June 25th, 2008 07:45 pm (UTC)
Hiç güleceğim yoktu; kız size yazın deyince yazıyorsunuz, yazma diyince yazmıyorsunuz...Pes yani.
(Anonymous) on June 25th, 2008 09:42 pm (UTC)
Kendinden başka herkesi robot zanneden bu kendini beğenmiş ve aptalca zihniyeti kınıyorum! Karşınızdakilerinde insan olduğunu, düşünebildiğini, fikirleri olabileceğini unutmayınız lütfen! Olumlu ya da olumsuz herkes buna göre konuşurken nasıl bu cümleyi sarfedebiliyorsunuz anlamıyorum! Biraz daha saygılı, düşünceli, ve adam gibi şeyler yazın!
>Esmeralda
awakencordy[info]awakencordy on June 25th, 2008 07:49 pm (UTC)
>>Awaken’in yorumumu okuduğunu ve cevap yazdığını görüyorum zira kendisi her eleştiriye cevap verme alışkanlığına sahiptir.

karşımdakini insan yerine koyma alışkanlığına sahibim aslında, ama o da olsun.

aslında sonra merope olmadığınızı anladım, bunu forumda da belirttim zaten, biraz daha düşünmem gerekirdi sadece.. meropenin forumu artık göremediğini unutmuştum..

sebepleriniz onunla aynı, bu yüzden cevabım da aynı olacaktır, kişisel zevk konusuna hiçbir şey diyemem, "bence yazamıyorsun, bence olmamış" dediğinizde "neden" dememe gerek kalmadı çünkü destan gibi yazılarda zaten cevap bonkörce verilmişti, bir kerede anlıyorum çok şükür (şimdi bunu dediğimde teorilerinize göre sizi iğneledim. iğneledim mi? belki.)

eleştiriye karşı değilim, hiç olmadım, ama eleştiri yapma cesaretine sahip olanlar bunu genelde giderken yapıyor, ben bir şey yapamam. madem içiniz bu kadar doluydu da neden kimse oturup bunları bana söylemedi? ben de bunu anlamıyorum.. sustuysanız susmaya devam etsenize, konuşacaksanız zamanında konuşun.. böyle sonradan yapılan konuşmalar o kadar boş ki..

Eleştiriye cevap vermemişim, ne diyeceğim bir anlasam? Teşekkür edip çabalarım demekten başka elimde ne var? "tamam hemen hikayeyi yıkıp baştan yazayım" demem mi bekleniyor, nedir? Ficimde ne saçmalık bulunmuş? Nerede MANTIK hatası varmış? lafta konuşmak kolay, ben de aya gittim bakarsanız, ama fotoğrafımı gösteremem, kusura bakmayın. (yine bir iğneleme, göstereyim dedim.) mailimden ulaşın bana lütfen, neredeymiş bu mantık hataları, göreyim, merak ediyorum. yıllardır senaryo yazıyorum, daha bir mantık hatası diye karşıma çıkan olmadı, ki inanın, netteki çevremde hatalarımı yüzüme vurmak için bekleyen bir sürü kişi var. isterseniz size bana karşıt olan grupların adreslerini vereyim, gidip orada hep beraber arkamdan paragraflar yazın, eğlenecekseniz.

hayatım boyunca şımartılmadım, yaşadığım aacı elem keder ve büyük olaylar hakkında da inanın hiçbir fikriniz yok.. burada herkes benim tarzıma karşı laflar etse de, ortak bir kanı var ki, o da istediğim şeyi güzel anlatabildiğim, kabul edilsin ya da edilmesin, burada biraz düşünün, belki hayatımdan bir etkisi var idi. uzun süreli üyelerimin beni sadece bir yazardan daha ileri görmelerinin sebebi de budur belki, ben o kadar uzak bir insan olmadım, hayatımdaki o büyük zorlukları hepsi zamanında bildiler, bu okuyucular da bilecekler, endişeniz olmasın.

ayrıca yazan herkes yazardır, yazarlığın okulu yoktur, bunu da belirteyim. yazarlığın bir şekle bağlı olduğu düşünülüyorsa, bu düşünceye kökünden karşıyım, siz de bana karşı olabilirsiniz, ama ikimizin de fikri değişmeyecek.

siz kimsiniz bilmiyorum, dicle adlı bu blog sahibini de tanımıyorum, merope ile konuşmalarımız sadece özel mesajlardan ve yorumlardan oldu, ancak ben bu sayfada bana edilen laflar ve ithamlar kadar hiçbirinize bir şey söylemedim, bunu hatırlayın. pikaçuya takılmış, bir tek o mu bulundu anlamadım, çevremdeki samimi bulduğum kitleye öyle demişim ve geçilmiş, rahatsız olan da söylemediyse, ben onu rahatsız olunmadı olarak anlarım, toplum içinde bulunmanın ve consensus'un anlamını öğrenmelisiniz diye düşünüyorum, çünkü inanın susmak, aktif bir toplum üyeliği değildir.
awakencordy[info]awakencordy on June 25th, 2008 07:50 pm (UTC)
ben hikayelerimi belirli kültürün altındakilerin üstündekilerin beğenmeyeceğini hiç söylemedim, her zaman kafa derinliğinden bahsettim, bunun da beyin yapısıyla alakalı olduğunu kimse inkar edemez. hayata dair hiçbir düşüncesi olmayan bir genç kızın ya da delikanlının ben benim senaryolarımla hayata başlamasını istemem. bu noktayı siz göremiyor musunuz? benim bu kadar yaş sınırı ve uyarı koymamın sebebi nedir zannediyorsunuz? ben kafasında bunların sadece hayal ürünü olduğunu algılayabilecek insanları istiyorum çevremde, bir sürü gencecik insanın hayatı o senaryolarımdaki gibi sanmasını istemiyorum, siz isteyebilirsiniz, ancak benim yayın yaptığım ve sahibi olduğum bir şeyde, ben reşitliğe, reşitliğin getirdiği fiil ve hal ehliyetine saygı duyan bir insanım.

ben insanlara beni övün demedim hiçbir zaman, benim tek söylediğim şey quote kullanın oldu, arada kelime farkı var, manayı geçtim. beni öven "çok güzel" diyen şeyleri bile YASAKLADIM ben forumumda, senaryodan bahsetmeyen yorumlara karşı durdum, nerem devamlı övgü istiyor bir anlasam. övgüden BIKTIM ben, anlatamıyorum galiba. ben senaryoya dair konuşmalar istedim çevremde, bunu kaldıramayacak adamın da gitmesini istedim, hala da istiyorum. bir şeye dayalı yerde o şeye dair iş yapamayacak kadar kafa kaldırmıyorsa, ben senaryoların okunmasını da istemiyorum.

bunlar benim İSTEKLERİM, neden sizi bu kadar geriyor? çok merak ediyorum gerçekten, nedir bu kadar herkesi çileden çıkartan, bir kız bir yerde bir şeyler istiyor, diğer insanlar da kendilerince o istekleri (diyelim) ayıla bayıla, beni putlaştırarak çevremde tavaf ederek bunu yapıyorlar.

size ne? suç mu? değil. beyin mi yıkıyorum? hiç değil. maddi kazanç? yok. insanların kişisel bilgilerine ulaşım falan? hiç bir şekilde.

e daha ne? benim hayata bakış açım herhalde sizinkilerden çok farklı, beğenmediğim ve düzeltmesi haddime düşmeyen şeylerde dönüp gitmek benim seçeneğimmiş gibi geliyor. başkasının çöplüğünde ötmek bana göre değil, boğazıma inme riski olan baltaları sevmem. (yine bir iğneleme)

teşekkür ediyorum, cevap artık gerçekten gerekli midir sizce?
awakencordy
(Anonymous) on June 25th, 2008 08:34 pm (UTC)
beş yorumlu şahıs'dan istenen eleştiri:
Cevap gerekli mi sizce? demişsiniz. Öyleyse daha cevap gerekli değildir! Ama, beğenmediğin yerleri söyle, de demişsin. Sizin mail adresinizi inanın bilmiyorum1 Ve inanın sizinle özelden görüşmek de istemiyorum. Daha fazla iğnelenmeye gelemem. İnterneti eğlence amaçlı olarak kullandığımdan olabilir! Öyleyse yanlış gördüğünüz yerleri söyleyşn demişsiniz, tekrar edeyim.
Dicle’nin sitesinde ‘beş yorum yapan şahıs’ olarak cevap verenin ben olduğumu görüyorum hep. Sevgili Awaken’in merope olmadığımı anlamış olduğunu fark ettim. Zira merope’yi ne tanırım ne ederim. Ama kıza karşı bir acıma ile karışık yakınlık hissettim! Yazacağını yazmış ve siteden gitmiş! (Bakın Saygıdeğer İdolüm! Diye başlayan kişiye bir saygı ya da yakınlık duymuyorum çünkü sövmüş sonunda. Deyim yerindeyse, bir çuval incir toplayıp, tekmeyi basmış!) Her neyse ama bir üyenin istifa mektubu yazısını da okuyunca zaten kopmuş olduğum siteden tamamen soğudum ve ayrıldım! Tek yorum yapmadan hem de! Nedeni de dürüstçe eleştiri yapmış bir kıza bulunulan ithamlar! Size yalnızca size yazmış, evet özelden atmamış belki ama ben chat dili kullanması dışında bir hakaretini görmedim! Neden 18 yılı boşa geçmiş(!) şeklinde yorumlar almış ki? Ayrıca aç parantez size (Adınızı bilmiyormuş herhalde çok da güldüm oraya verankton demiş.) chat dilini düzeltmemesinin hatası olduğunu da vurgulamış! Bu konuda haklısınız, demiş. Yine de ‘Aa chat dili niye kullanmış? Çünkü gıcık etmek için!’ de denmiş! 405 hakkında yaptığı güzel eleştiriden ise hiç bahsedilmemiş. Kimse görmedi mi benim dışımda?
Tamam, ben merope’nin avukatı değilim ama üstüne basa basa göremez bunları da demişsiniz buna rağmen üyeler, ‘kıskanıyor!’ Demişler. Öyleyse ben de kıskanıyorum, Dicle de, hep kıskanıyoruz sizi :P Böyle saçmalık olabilir mi? Size karşı kurulmuş bir sürü grup olduğunu da bilmiyordum açıkçası! Bu da türümün tek örneği olmadığımın bir başka göstergesi! Sizin düşünmeniz gerekense, neden bu kadar size karşı kurulmuş antiawaken var? Nerede hata yapıyorsunuz olmalı bence.
Bir: Üzgünüm ama çok ukalasınız! Bunu sadece ben değil, birçok kişi söylüyorsa öylesiniz! Sürekli bildiğiniz dillerin vurgulanması mesela. Kanıma dokunuyor. Ben de Türkçe dışında iki dil biliyorum ama her fırsatta söylemek ihtiyacı hissetmiyorum! Ayrıca eleştiri yapan bana da, ‘hayat hakkında bir şey bilmeyen liseliler’ ifadesi kullanılmıştı. Yanlış mı hatırlıyorum? Liseli değilim bile! Bu ne önyargı! Ayrıca liselilerin hayat hakkında bir şey bilmediğini düşündüğünüzü düşüneceğim yakında! Hayat hakkında çok şey biliyorum diyemem, ama sizin bilmediklerinizi biliyorum diyebilirim.
İki: Ficlerinizde saçma bulduğum yerleri söyledim zaten. Karakterler, sevişebilmek uğruna saçmalıklara mağruz kalıyorlar! Hayır, cinsellik karşıtı olduğumdan söylemiyorum. Sonuçta uyarı koymuşsunuz! (Ki ben Snarry bir senaryoya ki, hem slush hem de bu kadar açıklık için üzgünüm, sakso çekmeye kadar giden bir senaryoya ‘vay müthiş, şundan şundan çok etkilendim! Devamını merakla bekliyorum!’ Diyebiliyorsam, zaten bu konuda deneyimliyimdir! Ama sizinkiler de saçmalıklar var işte!
Bir: neden Filchle Harry’nin tepesinde ökseotu bitmiyor? Ökseotu sadece yakışıklı erkeklerle, çekici kızların tepesinde mi biter? İki: AU denilen ficlerde karakter ihlali bir, alan ihlali iki, e o zaman bu senaryo neden HP başlığı altında? Benim bildiğim Hp’nin AU senaryolarında evren farklı ama karakterler aynıdır! Siz onu da yıkmışsınız! E bu durumda? O yazdıklarınız senaryodurlar! Senaryodurlar, evet ama HP senaryosu değil. Bambaşka senaryolardırlar!
Ve bir üçüncüsü: Gelen her eleştiriye alınmanız da sinirlerimi bozuyor! Yazarlar eleştiri alırlar! Hem de inanın bana bunlar, hafif eleştiriler! Daha ne eleştiriler alan ne yazarlar var! Hem de çok iyi yazarlar! Dünya çapında yazarlar! Ve siz de alanınızın en iyisi olmak istiyorsanız, eleştiriye kulak verin, olmadı göğüs gerin! Bu yaptığınız göğüs germek değil1 Bok kelimesinin kullanılmasına alındım açıkçası!
Üyeler niye gitmeden önce eleştiri atıyorlar da konuşmuyoruz diyorsunuz.. Sizden ve polislerinizden ve etrafınızda dönen üyelerinizden çekiniyor olabilirler mi acaba? Sizin bu tutumunuz devam ettiği sürece maalesef daha çoook antiawaken görürsünüz!
Re: beş yorumlu şahıs'dan istenen eleştiri: - (Anonymous) on June 25th, 2008 10:21 pm (UTC)
awakencordy[info]awakencordy on June 25th, 2008 07:59 pm (UTC)
Ve sayın dicle, entry'i kalabalıklaştırdığım(ız) için üzgünüm, anonymous olarak da entry bırakabilirdim, ama eşit seviyelerde kendimi göstermek istedim, iki LJ user'ı olarak.. Gerçi belki de "işte böylesiniz siz"i kanıtlayan bir comment zinciri olmuştur, ingilizce terim kullanmam sizi rahatsız etmez umarım, anladığınızdan ziyade..

Keşke düşüncelerinizi zamanında yüzüme söyleyebilecek bir eyleminiz olsaydı, cesaret diyemiyorum, bu sefer de korkak değilim ben ve bir sürü cevap gelecek, hiç gerek yok. Keşke yapsaydınız, yapmamışsınız, ama yine de okuduğuma seviniyorum. Okuyucularıma entrynizi beni aşağıladığınız kısımlar haricinde çok güzel bir eleştiri olarak yolladım, övdüm, kesinlikle kimsenin böyle kavgalar çıkartmasını da istemedim, ki zaten çıkan olaylar benim *takımımdan* çıkmadı, benim için ne mutlu.

Size hayatta bol şanslar, umarım ilginizi çekecek şey yakınınızdadır ve onu görebilirsiniz,
Awakencordy
(Anonymous) on June 25th, 2008 08:25 pm (UTC)
yorum çılgınlığı
öncelikle baştan başlayayım. yazdıkları sayfalar dolusu şeyin karşılığında en azından karşınızdaki insana gereken saygı uyarınca beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz yönlerini yazarsınız ki bu sitede kimse bu tarz bir söylemde bulunmuyor. açıkça üye olurken belirtilen bir şey, ki kitap okuma sanatına haiz dolu insan bundan haberdar, kitap alırken nasıl bellibir ücret karşılığı ona sahipoluyorsanız burada da onun ücreti yazarın daha da ilerlemesi ya da eksikliklerini görmesi adına yorum. kimsenin başına zorla silah dayatılarak yorum da bulunun denmiyor. sanırım silinen bir çok üyelik de vazgeçme şansınızın oluşunu bildiriyordur.

yazarın istediği gibi yazma lüksüne gelince geniş zaman, noktalama işaretinden sonra veya özel isimlerde küçük harfle başlama tamamen yazarın kendine özgü tutumudur. biz okuyucuya sadece buna saygı duymak düşer. bu senaryolara verilen isimler ya da yazarın okuyucularına seslenirken seçtiği kelimeler yazarın sizin anlatımızla dil anlatımındaki kıtlığı ise en basitinden one-shot olarak terminolojide geçen yoğunluklu yazılarını okuyarak çürütülebilecek seviyede. kaldı ki dil kıtlığı olarak nitelediğiniz kelimelerin bir samikmiyet ifadesi olarak algılanabilirliği de cabası.

gene aynı şekilde yazarlardan hiçbirinin bu şekilde ibareler kullanmadığını belirtmişsiniz ki, hiç kitap okumayan birinin bile buket uzuner, orhan pamuk, gabriel garcia marquez adlarına aşina olduğununa inanıyorum.( bu yazarlardan son ikisi nobel edebiyat ödülüne layık görülmüş yazarlardır)

wall'larda yer alan ünlü resimleriyse yasal hak sahiplerine ait olduğu sitenin girişinde yazmaktadır.

bunun dışında bahsettiğiniz konularda yetkin kişilerinde bu tarz siteleri gözden geçirdiğini bilerek bu yorumlarda bulunursanız çok memnun kalırım.

saygılarımla.
(Anonymous) on June 26th, 2008 01:20 pm (UTC)
Re: yorum çılgınlığı
Aman arkadaşlar lütfen cevap vermeyin,cevap verinde demedim zatenMİŞ!!
Sen çok iyi de farkındasın bunların senin "popüleriteni" arttırdığını..Karışmıyorum değmez arkadaşlar muhabbeti yapma burada "eyvi"..
İki damla hukuk okuyorum diye de kendini Türkiye'nin hukuk hakkında en bilgili adamı da sanma,eminim bütün derslerinden geçiyorsundur!!
Dicle arkadaşım,senin de ışığa doğru yürümene çok sevindim.Şayet bir çok insan bunun emek karşılığı olduğunu söylüyor,tamam hikayeye yorum gerçekten emeğe saygıdır fakat bende gözlemlerim üzerine yorum sonlarında awaken şahsının bir tanrıça gibi gösterildiğine bir çok kez şahit oldum!
405miş 347528934759miş..Yok benim kitabım,onun kitabı..Yazdığın her şey senin olabilir ama hepsi esinlenmiş ve uyarlanmış..Ne yazık ki bunları çok çok zaman sonra anlayabiliyorum.Ama çok erken de kurtulduğuma seviniyorum.Herkesin düşüncesi kendinedir ve buraya gelipte diclenin yazdıklarını sabote etmekte kimsenin haddine değildir.
Bunlara cevap yazacaksan kendi sitende gider söylersin,çünkü senin borun sadece orda öter!!
Burasi diclenin dir ve istediği düşündsüğü her şeyi herkes hakkındaki düşüncelerini burda "özgürce" sunma hakkı vardır..
Awaken'a son bir söz,bu kadar olaya rağmen yılmadım ayaktayım bana beş kişi de yeter okumazsanız okumayın ayaklarına yatmana bayılıyorum.Unutma sende bir gün silineceksin ve bir çok insan bunları ileride görecek,ve daha birçok "uyanacak" insan olacak..Adınla beraber süper bir ironi oluşturuyorsun..Ama bir çok şeye rağmen LOL awaken LOL!!!
(Anonymous) on June 26th, 2008 04:12 pm (UTC)
Yukarıdaki dört beş mesajında awakene hayat dersi veren arkadaş, neti kurcala, türkçe fictionları araştır, belki aradığın tipte birileri, bir yerler, insanlar vardır. En önemlisi de seni anlayabilecek insanlar. Hiç beklemediğin kadar hem de...
 
 

Advertisement

Customize