Haddime mi hala tartışılır; (hala tartışılmasına bayağı şaşıyorum) bir ara Türk bir fanfiction yazarı için eleştiride bulunmuştum. Her neyse, orada yapılan yorumlarda "Sen yazar değilsin ki, ne uğraşıp duruyon ulen!" tipli yorumlar gelmişti. Ben de bilmiş bilmiş "Hiç de bi kerem! Hayranlarım bilem var." demiştim. (İnanan olmuş muydu? Vallahi doğruydu ya!)
İnanmıyorsanız elimde ufaktan bir kanıt var elbet, http://www.ankaninsarkisi.com/ benim de co-admin (yardımcı admin) olarak görev yaptığım, kendi çapında ama samimi bir ortama sahip bir HP sitesiydi. Eğer menüde Hayran Hikayeleri, oradan da H/HR'nin herhangi bir bölümüne girerseniz, benim yazmayı geçen yaz bırakışıma rağmen insanların hala Eylül 2008'de dahi yeni bölüm istemekten vazgeçmediklerini göreceksiniz. Ya da kısaca buraya tıklayıp en aşağıdaki yorumları okuyun. Sanırım istenilen cevaplar alınmıştır.
Neyse, bugün bunu yazmayı amaçlamamıştım. Sadece A.Ş. açık mı diye kontrol ettim, çünkü 3 admini de ÖSS çalışmasına girince unutulmuştu; bir site 1 yıl terk edilince de dönmek kolay olmuyor.
Sizinle, A.Ş.'de de paylaştığım bir one-shot (Tek atış, tek bölümlük yazılar için kullanılır, yavaş yavaş da fanfiction alemi terminolojisini kapıyorsunuz - çakallar!) okutmak istiyorum, unutmayın, 7. kitap çıkmadan yazılmıştı, ve H/Hr (Harry/Hermione duygusal ilişkisi içeren -evet hala umudumuz vardı- fanfictionlar için kullanılır.) içermeyen tek hikayemdir. Yine de kendimi en yakın gördüğüm karakter, yani Hermione'nin ağzından yazılmıştır. Umarım beğenirsiniz.
Son Savaş
Hogwarts’ı terk edip Adı Anılmaması Gereken Kişi'nin, hayır artık onun adını söyleyebilmeliyim, Lord Voldemort’un peşine düşmemizin üzerinden 5 yıl geçti. 5 koca yıl… Artık 21 yaşında bir yetişkinim. Harry’nin Ginny’le düğününün üzerinden 2 yıl geçti… Ron’la nişanımızın üzerindense yalnızca 1 ay. Ginny’nin artık hayatına tek başına devam edeceğini öğrenmesi... Şu an üzerinden 1 dakika bile geçmedi. Yüzüne öylece bakıp onun gittiğini kabullenememesini görmeye dayanamayacağım…
Voldemort, peşine düştüğü hiçbir aileyi sağlam bırakmadı ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın her üyesinin ailesi paramparça oldu, evet. Ama en çok kayıp veren aile Weasleylerdi. Bill, Fred (ardında kalan George’un artık ölüden bir farkı yok), Mr.Weasley ve Percy… Percy hatasını anlayıp bakanlığın saflarını terk ederek ailesine geri dönmüştü, Ölüm Yiyenler ise birbirine kavuşmuş bir baba-oğulu öldürecek kadar alçaktılar…
Harry… Son savaştan henüz kimseye bahsetmedim, kimsenin onun ölümüne neden olacak kahramanlığını takdir emesine ihtiyacım yok, onun ne denli kahraman olduğunu hiç acı duymadan söyleyemelerinin hiçbir anlamı yok.
( devamı için buradan... )